“Dudağımda rujumla köyümde yaşıyorum”

Neden gittiniz buralardan, köye kaçış planı hep var mıydı?

Tek sebebim açık ve net içinde bulunduğum piyasanın riyakarlığı ve samimiyetsizliğiydi. Gözümün önünde cereyan eden çifte standart ilişkilere artık tahammülüm kalmamıştı. Belki de birçoğu bana ayna oluyordu benim samimiyetsizliğimi yüzüme vuruyorlardı. Kendimle yüzleşip tabloyu geniş açıdan görmeye başladığımda artık şehir hayatının bana hiç uygun olmadığına karar verdim. Ve gitme zamanı geldi, radikal bir kararla bütün şehir ve kariyer hayatımı sonlandırıp köye göçtüm. Farketmez boyutunda dudağımda rujumla köyümde yaşıyorum.

Yaşanılan her olaya iyi kötü diye ayırt etmeden, “bana ne öğretiyor” diye yaklaştığınızı bildiğimden rahatlıkla soruyorum. Yaşadığınız sağlık problemine bakışınızı ve size öğrettiklerini bizimle paylaşır mısınız?

Küfür kıyamet amiyane tabirle gelmişine geçmişine rahatça sövebildiğim bir kolaylık geldi. Çünkü anladım ki kendim dışımdaki her şey de kendi yaratımım. Bir gün şöyle bir rüyaya uyandım dışarıdaki her şey benim. Bu benim keskin virajlarımdan biri oldu. O yüzden bir rahatlama, bir oluruna bırakma gereksiz inceliklerden uzaklaşma ve kendimde kalma hissi vuku buldu. Zaman içinde anladım ki tüm yaşantımın sorumlusu benim. Hatayı, yanlışı dışarıda aramak kolayı.

Bunu kabul etmek öyle kolay olmasa gerek?

Zihnim çok isyan etti. ‘’O ne demek! Çocukluğunda yaşadığın tacizler, dışarıdaki kötü insanlar ve sana yapılan büyük kötülükler’’ zihnin savunması bu idi. Ama içimden derinden bildiğim şey benim kendi hayatımın efendisi olduğumdu. Dışarıda benden başka hiçbir şey yok hepsi benim yansımalarımdı. Dışarıda suçlayacak birileri kalmadığı zaman kavgam da bitti. Bir insanın önündeki en büyük iki engel suçluluk ve utanç duygusudur. O yüzden çok daha rahat küfür ediyorum. Kanserli mememe de küfrediyorum. Aslında kendime küfrediyorum bu kızgınlıktan ziyade rahatlatan bir eylem benim için.

Peki yaşadığınız sağlık problemi saçlarınızı aldı sonra geri getirdi. O esnada ne yaşadınız?

Benim umrumda değildi. İnsanların vah vah’ları, kiminin “daha kuvvetli çıkar üzülme” tesellisi, kiminin göz yaşlarını tutamayışı ama benim için kafamdaki saçlar elimden rüzgara kavuşan bir yaprak dökümüydü. Tek sorunum sürekli yatmaktan kafamın düzleşmesi oldu! Oysa en övündüğüm yerimdi kafamın tümseği, en iyi sen bilirsin sevgili berberim.

İncilay Şahin neyin peşinde?

An’ın içinde kendimi gerçekleştirmenin peşindeyim. Yaşamın tam göbeğinde… Parlayarak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir