CERN Araştırma Direktörü Mnich: Kainatı anlamaya çalışıyoruz

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) tarafından düzenlenen en büyük deney programlarından ATLAS, dünyanın en önemli bilimsel faaliyetlerinden biri olarak geleceğin teknolojisini de şekillendiriyor.

Dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma laboratuvarı CERN’deki yeni mevkiine ve ATLAS Deneyi dahilinde Türkiye’de gerçekleştirilen toplantıya Prof. Dr. Erkan İbiş, ATLAS Proje lideri ve Ulusal İrtibat Fizikçisi Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, CERN Araştırma Direktörü Joachim Mnich, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

“CERN, DÜNYANIN EN BÜYÜK PARÇACIK FİZİĞİ LABORATUVARI”

Toplantıya katılan CERN Araştırma Direktörü Joachim Mnich, yoğun teknoloji çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Mnich, “CERN, dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarı. Bizim CERN’de yaptığımız ise, kâinatın ne olduğunu ve içindekilerin etkileşimlerini anlayabilmek için, büyük parçacık fiziği hızlandırıcıları ve dedektörleri inşa etmek. Bu sebeple, birçok farklı yerden bize kaynak olacak yoğun teknolojiye ihtiyacımız var. Bu teknoloji içindeyse hem hızlandırıcı ve dedektör hem de buralardan elde edilen verilerin analizi için ihtiyaç duyulan bilgisayar teknolojisi var. Aynı zamanda, yöntem de geliştiriyor olduğumuzu vurgulamak isterim. Özellikle tıpta halen kullanılan teknoloji bunun en önemli örneklerinden” dedi.

“TÜRKİYE 2015 YILINDAN BERİ CERN’İN KISMİ ÜYESİ”

ATLAS Deneyi İç Algıç Sistemi Enstitü Kurulu Başkanı Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, şunları söyledi;

*Dünyanın en büyük uluslararası iş birliği yapan laboratuvarı CERN’de yürütülen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda yer alan en büyük iki deneyden biri olan ATLAS Deneyi’ne tam üye olarak kabul edildik.

*Başarılar elde etmek üzere yola çıktık ve bu üyelikle ilk adımımızı attık. Yaptığımız iş en küçüğü yani atom altını anlamaya çalışarak evreni kavramak. Bunlar kısa sürede yapılabilecek çalışmalar değil, ayları yılları bulan çalışmalar. Bir iş birliği halinde, ülkeler bir araya gelerek çalışmalarını yürütüyor.

*Şu anda yapılan çalışmalar temel çalışmalar. Yapılan araştırmalar ise günlük hayatta hemen kullanılabilecek veriler değil. Ancak burada öğrenilen bilgiler, bugün farkında olmadığımız ama gelecekte birçok uygulama ve teknolojide kullanılabilecek bilgiler.

*Tomografi cihazından, radyoterapiye, sınır güvenliğinden hastanelerde kullanılan pet cihazlarına kadar pek çok teknolojiye yüksek enerji fiziğiyle ilgili yapılan çalışmalar öncü oldu. Türkiye, 2015 yılından beri CERN’in kısmî üyesi. Umarım yakın zamanda CERN’e tam üye de oluruz. Bu sayede ülkemizden katılım daha da yaygın olur” diye konuştu.

“ÜLKEMİZ İÇİN GURUR KAYNAĞI”

Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılışında konuşan Prof. Dr. Erkan İbiş ise şu ifadeleri kullandı;

*Onlarca ülkenin, yüzlerce üniversite ve kurumun, binlerce bilim insanının iş birliğiyle yürütülen CERN ATLAS Deneyi’nin insanlık ve gelecek için ne kadar önemli olduğunun bilincindeyim. Elbette ki bu girişimin en önemli amaçları arasında teknoloji, girişimcilik, insan ve toplum var.

*Hepsinin temelinde de, sadece geleceğin bilim insanlarını yetiştirmek değil, farklı kültürlerden farklı ülkelerden insanları da bir hedef doğrultusunda bir araya getirmek yer alıyor. Çeşitliliğin zenginliğini içselleştirmek de CERN çalışmalarının özünde varolan bir unsur.

*Bunun ötesinde, çalışmaların hedefleri arasında sadece evreni keşfetmek yok, toplumun refahını artırmak ve daha yaşanabilir bir dünya için yeni teknolojiler üretmek var. Bu, ülkemiz için gurur kaynağı.

YENİ PARÇACIK TÜRLERİNİN ANLAŞILMASI İÇİN BİLİMSEL BİR BASAMAK

Evrenin sırlarının çözülmesi için bir araya gelen farklı ülkelerden binlerce bilim insanının birlikte çalıştığı, dünyanın en büyük hacimli algıç sistemini barındıran ATLAS Deneyi ile CERN Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda erişilen en yüksek enerjili proton çarpışmalarının verileri ileri analiz yöntemleriyle incelenerek yorumlanıyor. Bu analizler sonucunda, “Standart Model” olarak bilinen ‘parçacık fiziği’ disiplinindeki bilgilerin hassas ölçümlerinin yanı sıra, ‘standart model’ ötesinde yer alan kuramların testleri de araştırma konusu yapılarak, yeni bir paradigma kurulmasının zemini oluşturuluyor. ATLAS Deneyi, başlangıcı üzerinden geçen yaklaşık 15 yılın ardından, farklı enerjilerde temel parçacıklara dönük bilgilerin yenilenmesi ve yeni parçacık türlerinin anlaşılması için bir bilimsel basamak niteliğinde.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir